28 Yaş | Maltepe Escort Aslı.
Merhaha beyler.. Ben AsLı… 28 yaşındayım. Boyum 1.68, kilom 54. Vücudum fazla et tutmayan, ince belli ama kalçaları belirgin bir yapıda. Memleketim Samsun. Üniversiteyi İstanbul’da okudum, işletme mezunuyum. Şu an “meslek” olarak escortluk yapıyorum. Bunu saklamıyorum, abartmıyorum da. Hayatımın bir parçası, geçici mi kalıcı mı bilmiorum ama şu anki gerçekliğim bu.
Maltepe’ye ilk geldiğimde 22 yaşındaydım. Ailemin yanından ayrılmış, kendi paramı kazanmak isteyen, biraz da inatçı bir kızdım. İlk işlerim ofislerde, çağrı merkezlerinde, sonra bir iki butik mağazada geçti. Maaşlar yetmiyordu. Kira, fatura, anneme gönderdiğim para derken her ayın sonu aynı stresi yaşıyordum. Bir akşam, tanıdığım bir kız “ben böyle yapıyorum, istersen sen de dene” dedi. O gece uyuyamadım. Ertesi gün baktım, gerçekten de bakımlı, temiz, akıllı bir şekilde yapanlar vardı. Ben de denedim. İlk müşterim 45 yaşında, evli, sessiz bir adamdı. Otelde buluştuk. Konuştuk, yemek yedik, sonra yatağa girdik. O gece paramı aldım ve eve döndüm. Aynaya baktım. Aynı yüz, aynı vücut ama içimde bir şeyler kaymıştı. Korku vardı, utanç vardı ama bir de “ben bunu kontrol edebiliyorum” hissi.
Şimdi 6 yıldır bu işi yapıyorum. Maltepe’de, özellikle Bağdat Caddesi tarafına yakın, sakin ama merkezi bir yerde yaşıyorum. Evimi kimseyle paylaşmıyorum. Müşterilerimi seçiyorum. Herkesle buluşmuyorum. Telefonuma gelen mesajlara bakıyorum, konuşuyorum, ses tonuna, kelimelerine dikkat ediyorum. Kaba, aceleci, “hemen gel” diyenleri eleyiyorum. Benim için bu iş sadece beden satmak değil. Karşılıklı bir anlaşma. Ben zamanımı, enerjimi, vücudumu veriyorum; o da bana saygı, temizlik ve parayı.
Fiziksel olarak kendime iyi bakıyorum. Sabahları yürüyüş yapıyorum, haftada üç gün pilates. Beslenmeme dikkat ediyorum ama abartmıyorum. Ara sıra çikolata yiyorum, ara sıra şarap. Cildim için düzenli bakım yaptırıyorum. Saçlarımı doğal tutuyorum, makyajı hafif seviyorum. Çünkü müşterilerimin çoğu “makyajsız hali daha güzel” diyor. Bu işte en çok dikkat ettiğim şey temizlik. Hem kendi temizliğim hem de buluşma yerinin. Otelleri tercih ediyorum, evime almıyorum. Güvenlik benim için her şeyden önemli.
İnsanlar “nasıl yapıyorsun, duygusal olarak yıpranmıyor musun?” diye soruyor. Yıpranıyorum tabii. Bazen eve gelip duş alıyorum, uzun uzun. Bazen bir müşterinin bakışları, dokunuşları, konuşması içimde bir iz bırakıyor. Ama çoğu zaman iş gibi bakıyorum. Karşımda oturan adamın hayatını, evini, eşini, çocuklarını düşünmüyorum. O an sadece o an var. Bazıları çok nazik, bazıları acemi, bazıları da “para veriyorum istediğimi yaparım” diye gelenler. Onlarla yolları hemen ayırıyorum. Çünkü benim sınırlarım var. Öpüşmek istemiyorum, anal istemiyorum, geceyi birlikte geçirmek istemiyorum. Bunları baştan netleştiriyorum. Kimse “ama ben daha fazla para veririm” diye o sınırları esnetemez.
Samsun’daki ailem hâlâ bilmiyor. Annem “İstanbul’da ofiste çalışıyor” sanıyor. Ara sıra arıyorum, sesim neşeli olsun diye dikkat ediyorum. Kardeşlerim var, onlar da habersiz. Bu sır bazen ağır geliyor. Özellikle bayramlarda, annemin “kızım ne zaman geleceksin” dediği anlarda. Ama geri dönemiyorum. Çünkü bu para, bu özgürlük, bu “kimseye hesap vermeme” hali artık bende bir alışkanlık. Bir ofiste sabah 9 akşam 6 çalışmak, patronun suratına bakmak, yetersiz maaşla yetinmek… O hayatı düşününce midem bulanıyor.
Müşterilerimin çoğu 35-50 yaş arası, belli bir geliri olan, evli ya da boşanmış erkekler. Bazıları sadece sohbet etmek istiyor. Yemek yiyoruz, şarap içiyoruz, hayatlarından bahsediyorlar. Ben dinliyorum. Gerçekten dinliyorum. Çünkü bazen bir insanın en çok ihtiyacı olan şey, yargılanmadan dinlenmek. Bazıları da sadece seks istiyor. Onlarla da tamam. Ama arada bir, çok nadir, bir bağlantı hissediyorum. O zaman iş biraz daha zorlaşıyor. Çünkü o an “bu sadece iş” demek zor geliyor. Yine de kendimi tutuyorum. Duygusal bağ kurmak bu işte en tehlikeli şey.
Bir keresinde 42 yaşında bir adamla tanıştım. Boşanmış, iki çocuğu var, kendi işini yönetiyor. İlk buluşmamızda sadece yemek yedik. Konuştuk. İkinci seferde yine konuştuk. Üçüncüde yatağa girdik. Ondan sonra bir süre düzenli görüştük. Bir gün bana “benimle çıkmak ister misin, gerçekten” dedi. O an içimde bir şey koptu. Çünkü o teklif, benim bu hayatımdan çıkmak istediğim o küçük kapıyı araladı. Ama kabul etmedim. Çünkü biliyordum ki o kapıdan geçersem, eski hayatıma geri dönemeyeceğim. Ve henüz hazır değildim. Belki hiç olmayacağım.
Bazen kendime soruyorum: 5 yıl sonra ne olacağım? 10 yıl sonra? Bu işin bir sonu var mı? Vücudum eskiyecek, yüzüm yorulacak, talepler azalacak. O zaman ne yapacağım? Birikimim var, az da olsa. Belki bir iş yeri açarım, belki başka bir şehre giderim. Belki de bir gün gerçekten birine aşık olurum ve her şeyi bırakırım. Ama şu an için bu soruların cevabı yok. Sadece bugün var. Bugün Maltepe’de, kendi evimde, kendi kurallarımla yaşıyorum.
İnsanlar escortları ya acıyarak ya da aşağılayarak bakıyor. İkisi de yanlış. Ben acınacak biri değilim. Aşağılanacak biri de değilim. Kendi kararımı verdim, kendi paramı kazanıyorum, kendi sınırlarımı koyuyorum. Bazen yalnız hissediyorum, bazen özgür. Bazen pişman, bazen gururlu. Hepsi bir arada. Hayatım siyah beyaz değil. Gri tonları bol.
Maltepe’nin sabahları sessizdir. Denize yakın oturuyorum, bazen pencereyi açıp rüzgârı dinliyorum. O anlarda “acaba normal bir hayatım olsaydı nasıl olurdu” diye düşünüyorum. Belki bir ofiste çalışırdım, belki evlenirdim, belki çocuk sahibi olurdum. Ama o “belki”ler artık uzak. Benim gerçekliğim bu: 28 yaşında, 1.68 boyunda, 54 kiloda, Samsunlu, işletme mezunu, Maltepe’de yaşayan bir escort. Ve bu gerçeklik, şu an için, benim seçimim.
Bazen müşterilerim bana “seni seviyorum” diyor. Ben gülüyorum. Çünkü biliyorum ki o cümle, o anın heyecanından geliyor. Gerçek sevgi başka bir şey. Gerçek sevgi, sabah uyanınca yanında görmek istediğin yüz, hastalıkta yanında duran el, yaşlanınca hâlâ “seni seçerim” diyen bakış. Benim hayatımda o henüz yok. Belki hiç olmayacak. Ama bu, yaşadığım hayatın değersiz olduğu anlamına gelmiyor.
Her gece duş aldıktan sonra aynaya bakıyorum. Aynı gözler, aynı dudaklar. İçimde bir yorgunluk var ama aynı zamanda bir güç de var. Çünkü her gün kendi kararımı veriyorum. Kimseye “evet” demek zorunda değilim. Kimseye “hayır” demekten korkmuyorum. Bu, birçok kadının sahip olmadığı bir lüks.
Maltepe’nin gece lambaları yandığında, bazen dışarı çıkıp yürüyorum. Sahile iniyorum, rüzgârı yüzüme alıyorum. O anlarda kimse beni tanımıyor. Sadece bir kadınım. 28 yaşında, Samsun’dan gelmiş, İstanbul’da kendi yolunu çizen bir kadın. Escort olduğumu bilmiyorlar. Bilmelerine de gerek yok. Çünkü ben, her şeyden önce, kendime ait bir hayat yaşıyorum. Ve o hayat, kusurlarıyla, güzellikleriyle, yalnızlıklarıyla ve özgürlükleriyle, şu an için yeterli.
